Anasayfa Bizden Haberler Sancılı Dönem: ERGENLİK

Sancılı Dönem: ERGENLİK

Sancılı Dönem: ERGENLİK
0

Kültürlerarası çalışmalar ergenliğin birkaç günden (Tayland, Meksika) birkaç yıla dek sürebildiğini göstermektedir. Ergen gelişiminin çok boyutlu olması başlangıç ve bitişiyle ilgili kesin bir sınır koyulmasını zorlaştırmaktadır. Yaş olarak bu süre genelde 12-21 yaş arası kabul edilmektedir. Ergenlik psikolojisinde bu dönemden ‘yeniden doğuş’ ‘insan yavrusunun, toplumun bir bireyi olacak şekilde uygarlaşma dönemi’, ‘ikinci doğum’, ‘fırtına ve stres dönemi’, ‘çelişkiler dönemi’, ‘yeniden yapılanma’ olarak bahsedildiği görülmektedir. Bu dönem bireyin kim olduğu, yaşamda nasıl bir yol izleyeceği konusunda yanıtlar aradığı zaman dilimidir. Kimliğin (kişisel kimlik, grup kimliği, ulusal kimlik, cinsel kimlik, kültürel kimlik, mesleki kimlik…) şekillendiği bu dönemde ergen gerçekten de bir karmaşayla yüz yüze kalır” diyor.

Üç dönem var

Ergenlik dönemini kabaca üç kısma ayırabildiklerini söyleyen Uzm.Dr. Gökçe Küçükyazıcı şu bilgileri verdi: “Birinci dönemde beden hızla gelişir ve bu değişimin kontrol dışı olması ergene kontrol kaybı ve ruhsal dengesinin kaybolabileceği düşüncesini uyandırır. Dürtüler artmıştır. Bu dönemde ergenler sıklıkla kaygılıdırlar. Uyku ve beslenmeleri düzensizdir. Dağınıklık, açık saçık konuşmalargörülebilir. Hızlı büyüme ve bedendeki değişiklikler, yorgunluk ve huzursuzluk gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu dönemde toplumsal sorumluluk ve görevlerin eklenmesi yorgunluk ve sinirlilik halinin daha yoğun şekilde ortaya çıkmasına neden olur. Bu dönemde artık genç anne-babanın otoritesiyle baş etme davranışlarına girmeye başlar. Puberteden yaklaşık 2 sene sonra başlayan ikinci dönemde ergende soyut düşünce gelişir. Tümden gelimli kavramları tanımlayarak düşünmesi bu dönemin karakteristik özellikleridir. Genç olayları anlatabilmek için tüm olası ilişkileri ve hipotezleri göz önüne almaya çalışır. Bu dönemde dil kullanımı karmaşık, mantık kuralları içinde ve dilbilgisi doğrudur. Soyut düşünme ergenin felsefe, din, ahlak ve siyaset konularına ilgisi ile de kendini gösterebilir. Kimlik arayışı ve özdeşim kurabileceği bir model arar. Artık ebeveynin değer yargıları onlar için anlam taşımaktan çıkar, genç dış dünyaya yönelir. Anne babanın etkisinden kurtulmaya çalışır. Ebeveynlerinin değer yargılarını düşüncelerini eleştirmeye başlar. Genç kimliğini ortaya koyma çabası içindedir, çabuk sinirlenir.

Ergenliğin orta döneminde artık bedensel büyümede hız azalmış, kişi kendindeki değişimlere ayak uydurmaya başlamıştır. Ergen bir yandan aileden bağımsız olmak için çabalarken diğer yandan kendi güçsüzlükleriyle de yüz yüze gelir. Bu gerginlikle aile içi çatışmalar daha da şiddetlenebilir.”

Alay edİlmemelİ Ailenin bu dönemde bu farklı davranışları nedeniyle gençlerle alay etmemesi önemlidir. Bütün bu yaşadıkları genci ciddi anlamda zorlar. Soyut düşüncenin de gelişimiyle birlikte artık genç kendini duygular, davranışlar ve kişilerarası ilişkiler anlamında da tanımlamaya başlar. Yaşadıkları konusunda bu nedenle kendi hakkında abartılı çıkarımlarda bulunabilir. Kendini aynı anda hem çok merhametli hem de acımasız olarak nitelendirebilir. Bu durum gencin kendisini tutarsız biri olarak görmesine sebep olabilir ve gerçekte nasıl biri olduğu düşünceleriyle uğraşıp durur. Bocalama içindeki gençlerin başta gelen yakınmaları arasında, her ilişkide bir başkası olmak ve hangi ilişkide gerçekten kendisi olduğunu bilememek gelir. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak bu gençler, davranışlarının sahte olduğunu, sürekli rol yaptıklarını ve kendileri olamadıklarını düşünürler. Bu dağınık görünümün çözülmesiyle birlikte bunalımın da sonu gelmeye başlar. Gencin ve ebeveynlerin bu dönemde bilmesi gereken bu yaşananların doğal süreçler olduğu ve olması gerektiğidir. Bu bilindiğinde yaşananlar da bir sorun olmaktan çıkar. Ergenliğin son döneminde soyut düşünme iyice yerleşir. Artık bunlarla baş edebilecek olgunluğa ulaşmıştır. Bağımsızlık duygusu gelişir. Kendi kararlarını vermeyle ilişkili çelişkiler azalır. Daha gerçekçi çözümler üretilmeye başlanır. Cinsel çatışmalar azalmış, toplumsal konulara ilgi artmıştır. Kişinin kimlik duygusunun gelişimi ve kendiyle ilgili imajı netleştikçe sorunlar giderek çözümlenir.

Ergenlerin kimlik bocalamasına neden olan durumlar nelerdir?

1. TOPLUMSAL NEDENLER: Eğer aile veya yaşanılan toplumun yaşam tarzında belirgin bir değişiklik olmuşsa yani kültürel bir kopuş söz konusuysa bu şartlar altındaki gençlerde kimlik bocalaması daha yoğun yaşanabilmektedir. Çünkü burada toplumun kendisi kimlik bunalımı yaşamakta ve toplumun çeşitli kısımları arasında yabancılaşma söz konusu olmaktadır. Gencin önünde çok sayıda karşıt ve çeşitli rol seçenekleri vardır.

2. BİREYSEL NEDENLER: Çocukluk dönemlerinden gelen suçluluk, güvensizlik, utanç gibi duygular eğer gençlik döneminde zayıflatılamazsa kimlik bocalamasını şiddetlendirebilir.

Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı Çocuk ve Ergen Psikiyatristi @Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık ve Psikiyatri Merkezi İstanbul – Batı Ataşehir Tel: 0 216 688 14 74

Bu konuyla ilgili yorumunuzu yapabilir veya merak ettiklerinizi sorabilirsiniz!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir